CUMHURİYET’İ YAKARIYLA KUTLAMAK!

CUMHURİYET’İ YAKARIYLA KUTLAMAK!
30 Ekim 2023 23:43
270
A+
A-

Reha Ören

Oldum olası Cumhuriyet’i kutlama etkinliklerine katılırdım.

Resepsiyonlar da dahil olmak üzre Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin tamamına katılmayı görev bilirdim.

Ne kadar da cahilmişim!

Ne başım ağrırdı, ne de dişim!

Son zamanlarda katılmaz oldum.

İçimden gelmiyordu.

Ruhum sıkılıyordu.

Nedeni; Cumhuriyet düşmanlarının salya sümük resepsiyonlara katılmaları.

İki yüzlülük ve riyanın ayyuka çıkmış haliydi.

Bunları gördükçe içim burkuluyordu.

En son ne zamandı hatırlamıyorum bile…

Resepsiyona katılanlar resmen ikiye ayrılmışlardı.

Biryanda askerler, diğer yanda atanmış bürokratlar ve şakşakçılarla yardakçılar.

Hepsi de sinsi sinsi sırıtmaktaydılar.

* * *

Size belki garip gelecek ama Türk Cumhuriyetinin 100 yıl kutlamalarından daha birkaç gün önce göğsümde bir ağrı peydahladı. Ruhum sıkıldı.Şeker yükseldi, kolesterol arttı, koah sancıları sıklaştı.

Bu can handiyse bu bedene sığmazdı!

Bir ulus resmen ve alenen bıçakla kesilmiş gibi ikiye ayrılmıştı.

Bir yanda sözüm ona ana muhalefete bağlı CHP’li belediyelerin kutlama etkinlikleri, diğer yanda valiliklerin bakanlıklar desteğiyle düzenledikleri etkinlikler.

Bu ne menem saçmalıktı?

O Cumhuriyet ki mezarlıklarda bile eşitliği sağlamış ve Asri Mezarlıklar yapılmaya başlanılmıştı.

Diriyi birleştiren Cumhuriyet, elbet ölüyü de ayrımsız birleştirmeliydi.

Cumhuriyetten sonra yapılan Asri Mezarlıklara bir bakın, Yahudi’si Hristiyan’ı, Ortodoks’u, Katoliği ile, Alevi’si Sünni’si bir arada yatıyorlardı.

Ne de olsa Cumhuriyet’i kuranların tamamı Türk Ulusu idi.

Cumhuriyet ve demokrasi adına ülkeye yönetenler ölüyü bir tarafa bırakın, dirileri de ayrıştırdılar.

* * *

Kutlamaları izledim.

Sersem sepelekti hepsi de…

Belediyeler kendi bakış açılarına göre abuk sabuk, cumhuriyetle ilgisi alakası olmayan ‘lay lay lom’ sanatçıları getirdiler.

Proforma faturalarla kim bilir kaç lira ödediler?

Sözüm ona halkın parasıyla halkı eğlendirdiler!

Aradakiler, organizatörler, menajerler ve Kültür müdürlüklerindeki etkin ve yetkin görevliler kim bilir ne kadar avanta yediler?

Allah bilir.

Konserler düzenlendi. Şarkılar söylendi, sözde Cumhuriyetti kutlayan halk hopladı, zıpladı, tepindi.

Aksesuar olsun diye ellerine birer de bayrak verildi.

Coştular, eğlendiler, Türk Cumhuriyeti’nin sözde 100. Yılını kutladılar.

Gerek Devlet-i Ali (!)’ nin düzenlediği kutlama etkinliklerinde ve gerekse belediyelerin tanzim ettiklerinde hora vardı, nara vardı lakin ruh yoktu.

Yıllarca önce haykırdığım gibi bu millet Ruhunu kaybetmişti.

O kitabın adını yanlış mı koymuştum ne? ‘Ruhunu arayan millet’ demiştim. Yanılmışım özür dilerim.

Bu milletin ruhunu aramak gibi bir derdi de yoktu!

İtilmekle, kakılmakla, atlayıp zıplamakla, moderen şarkılar çığırmakla Cumhuriyet’i kutladığını sanıyordu.

Oysa Cumhuriyet sırtlan sofrasındaki leş haline dönmüştü. Sürüdekiler ve başka sürülerden gelenler birlik olmuş her biri bir yandan dişliyordu.

Fütursuzca adına millet dediğimiz illet, atlayıp zıplayıp şarkılarla, türkülerle uyutulurken atlatanlar, hoplatanlar, zıplatanlar tarafından yok ediliyordu.

Lakin kimse umursamıyordu.

Cumhuriyet’i kutladıklarını söyleyen devleti yöneten iktidardakiler Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın adını anmaktan bile imtina ettiler.

Sözüm ona zıplayarak tepinerek kutlamalara gelenler Gazi Paşa ve şehitlerimizden bir Fatiha’yı bile esirgediler…

Türk Cumhuriyetinin 100 yılı böylesine ruhsuz kutlandı!

Hasılı kelam beynim ve yüreğim buruktu.

Ben kutlamadım / kutlayamadım.

Ellerim semada Cumhuriyet’in bekası için Tanrı’ya yakarıda bulundum.

Hiçbir şey yapamadığım için de hayıflandım.

…ve kendimden utandım.

Sizi bilmem / bilemem…

Azim ve Karar, 30.10.2023

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.