Site Rengi

SEÇİMLERİN GÜVENİRLİĞİ ve DEMOKRATİKLİĞİ

SEÇİMLERİN GÜVENİRLİĞİ ve DEMOKRATİKLİĞİ
22.05.2023
344
A+
A-

Recep Akdur

Bu köşede 11 Mayıs 2023 tarihinde yayımlanan Anti Demokratik Bir Seçimi Kazanmak başlıklı yazımda; genel seçimlerin tanımını, tarihi geçmişini ve türlerini kısaca özetledikten sonra, yaşadığımız seçimlerin birçok özellik açısından demokratik olmadığını belirtilmiştim.

Demokrasi geçmişi daha eski ülkelere göre kısa da olsa, ülkemizde yüz yılı aşkın bir süredir genel seçimler yapılıyor. Seçim düzeninin sürekli değişmesi ve her seferinde farklı bir karmaşa yaşanması nedeniyle, kültür ve geleneğin yeterince oluşmadığını söylemek olanaklı. Daha da kötüsü adaylar arasında tercih yaparken, büyük çoğunluğun çağdaş siyasi ölçekler yerine inanç ve kimlik gibi ölçekler kullandığı ya da seçimde bunların belirleyici/baskın olduğu biliniyor. Seçim kültürü açısından yetersizlik yaratan en önemli iki etkenin bunlar olduğu söylenebilir.

Demokratik olmasını sağlamada adaylar açısından; 1) birden fazla seçenek sunması, 2) adayların engelle karşılaşmadan veya ciddi bir gayret sarfetmeden/ aday olabilmesi, 3) seçmenlere kolayca ulaşabilmesi/ propaganda yapabilmesi, 4) tüm adayların eşit olanaklara sahip olması özellikle kamu kaynak ve gücünü kullanmada eşit olmaları hemen akla gelen özellikler. Yaşadığımız seçimlilerin bu özelliklerin birçoğunu sağlamadığı, özellikle de kamu kaynak ve gücünü kullanmada büyük eşitsizliklerin olduğu biliniyor.

Seçim sistemi açısından bakıldığında ise; 1) Seçimlerin güvenilir bir kurul tarafından yürütülmesi, 2) seçmen kütüklerinin dürüst olması, 3) seçmenlerin kolayca ulaşarak oy kullanabilmesi, 4) kural ve kullanım kurallarının kolayca anlaşabilir olması, 5) Güvenle (gizli) oy kullanıp açıkça (güvenilir sayılarak) döküm yapılması söz konusu seçimin demokratik/güvenilir olmasını sağlayan başlıca özelliklerdir.

Türkiye’de seçimi yürüten kurulun yani YSK’nun son yıllardaki uygulamalarının güvenirliği ve inanırlığı çok düşük. Yukarıda sayılan seçim sistemi güvenirliğini belirleyen ilkelerinin hemen tamamında eksik/ güvenilir olmayan bir yapı var.

Seçmen kütüklerinin açık denetlenebilir ve güvenilir olması, güvenirliğinin en önemli bileşenlerinden biri. Buna karşılık seçmen kütükleri ilan edildiğinden bu yana birçok adresin ve oralarda ikamet eden seçmenlerin gerçek olmadığı bildirildi. Buna karşılık bu iddialara YSK veya iktidardan herhangi bir yanıt ya da düzeltme gelmedi.

YSK ve diğer açık kaynaklardan elde edilen seçmen sayıları ve seçim sonuçları incelendiğinde; 2018 Yılında 59.367.469, 2023’de ise 64.145.504 seçmen sayısı bildirilmiştir. Aradaki fark 4.778.035’dir.

Çeşitli kaynaklara göre, bu dönemde yaş alarak seçmen olabilenler, ilk defa oy kullanacakların sayısı 5.100.000 dolayındadır. TUİK ölüm istatistiklerine göre 2018-2022 yılları arasındaki toplam ölüm sayısı ise yaklaşık 1.932.381’dir.  

Bir sonraki döneme eklenecek seçmen sayısı kabaca; bir önceki dönemden yeni döneme dek yaş alarak seçmen olanların sayısından (5.100.000) aynı dönemde ölenlerin (1.932.381) sayısının çıkarılması ile bulunur. Buradan hesaplanacağı üzere 2018 Yılı seçmen sayısına 2023’te eklenecek seçmen sayısı (5.100.000 -1.932.381) 3.167.619) olmalıdır. Oysa YSK’na göre iki dönem arasındaki fark 4.778.035’dir. Yani 2023 Yılında bir önceki döneme göre 4.778.035+1.932.381= 6.710.416 yeni seçmen eklenmiştir. Sonuç olarak 2023 seçmen sayısı (59.367.469 + 3.167.61) 62.535.088) olması gerekirken 6.710.416 seçmen eklenerek 64.145.504 olarak bildirilmiştir.  Oysaki yaş alarak seçmen olabilenler, ilk defa oy kullanacakların sayısı 5.100.000 ile aynı dönemde ölenlerin sayısı dikkate alındığında (6.710.416-5.100.000=1.610.416) seçmen sayısına 1.610.416 kişi fazla eklenmiş ve bunların kaynağı bilinmemektedir. Daha da kötüsü bunların nerede nasıl ya da kaç defa oy kullandıklarının bilinmemesidir.

Tüm seçmenlerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ve kolayca ulaşarak iradesini oy sandığına yansıtabilecek bir yapıda olması gerekir. Bu koşulun genelde sağlandığı söylenebilir. Hemen hemen her köyde her mahallede seçmenlerin kolayca ulaşabileceği sandıklar kuruldu. Tüm seçmenler özel bir gayret sarfetmeden oy kullanabiliyor. Buna karşılık 14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerine özgü olarak deprem bölgelerindeki seçmenlerin kolay ulaşma koşuluna sahip olduklarını söylemek olanaksız.

Demokratik/güvenilir seçimlerin olmaz ise olmaz koşullardan biri seçimlerin basit ve anlaşılabilir olmasıdır. Gerek 2018 gerekse 2023 seçimlerinde bir milyondan fazla oy geçersiz sayılmıştır. Katılmanın zorunlu olduğu seçimlerde seçmenler kendini yaptırımlardan korunmak için seçime katılırlar ancak oyunun geçersiz olmasını sağlayacak yöntemlere başvururlar. Bir tür protesto oyu kullanırlar. Günümüzdeki seçimlerde herhangi bir zorunluluk ve katılmayana yaptırım yok. Bu nedenle bir milyondan fazla yani altı kişiden birinin oyunun geçersiz olması doğrudan oy kullanmanın kolay anlaşılır olmamasına bağlanabilir. Nasıl anlaşılır olsun ki? Bir metreye yakın ve her köşesinin farklı özelliğe/yoruma sahip bir oy pusulası.!

Bu seçimlerde gizli oy açık sayım ilkesine uymayan örnekler var ise de bunlar çok küçük oranda olup seçimin tamamını etkileyecek düzeyde olmadığını düşündürmektedir. Buna karşılık sayım sonuçlarının sandıktan ilçeye, ilçeden bölgeye ve nihayet Yüksek Seçim Kurulu kayıtlarına aktarılması sırasında seçim sonucunu ciddi oranda etkileyecek uyumsuzlukların yaşandığı biliniyor. Bunlar sonuçlar konusunda çok ciddi kuşku onun da ötesinde seçimlerin oligarşik iktidar tarafından manipüle edildiğini ve gerçek sonuçları yansıtmadığını düşündürecek boyuttadır.

Bu seçimlerin daha birçok nedenlerle demokratik ve güvenilir olmadığı söylenebilir. Bu durumun sorumlusu iktidardır. Böylesine kuşkulu ve antidemokratik bir seçimi kazanmak İktidar /AKP ve onun başının yeterliliği/hak etmesi açısından çok özürlüdür. Açık bir anlatımla, bu seçimi AKP ve ittifaklarının kazanmış olması hakkıyla kazandıkları anlamına gelmeyecektir. Buna karşılık muhalefet açısından durum farklıdır. Seçimi CHP/Kılıçdaroğlu ve ittifaklarının kazanması olağandan çok daha yüksek bir yeterlilikte/hak edilmiş anlamına gelecektir. Bunun da ötesinde onur duyacakları bir zafer niteliğinde olacaktır. Başka bir söylemle Kılıçdaroğlu ve ekibi adına tarih boyunca övünerek dile getirebilecekleri bir demokrasi kazanımı niteliğindedir. Bu zafer her şeye, her türlü güvensizliğe rağmen yalnızca ama yalnızca seçmenin özellikle de muhalif seçmenlerin sandığa gitmesine ve oylarına sahip çıkmasına bağlıdır.  Demokrasi için Cumhuriyet için şimdilik açık bir farkla kazanmaktan başka bir yol yoktur.

Azim ve Karar, 22.05.2023

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.