Site Rengi

AVRUPA’YA BEKÇİ OLMAK

AVRUPA’YA BEKÇİ OLMAK
07.07.2023
181
A+
A-

Ceyhun Balcı

Sosyal medyayla haşır neşir olmak mı, olmamak mı?

Uzunca süredir gözden geçirmeyi istediğim bir ikilemdir. Sosyal medyadan uzak durmak haberdar olmamayı güvence altına alır. Her ne kadar olanın bitenin önüne geçilemese de haberdar olmamanın dayanılmaz hafifliğiyle sarmalanırsınız.

bekçi.jpg

Salzburger Nachrichten’de çizen Avusturyalı Thomas Wizany’nin burada da paylaşmak zorunda kaldığım çizgisiyle başladım güne.

Gurur ve onur kırıklığı…

Küçük düşme…

Aşağılanmış gibi duyumsama…

Bunlara eklenebilecek sayısız niteleme.

Türkiye’de sayıları 13 milyonu aştığı savlanan yabancılar için kabaca 100 milyar doları aşan harcama yapıldığı kestiriliyor.

Yeni anlaşmayla Avrupa’yı göçmenlerden uzak tutma görevi karşılığında 3 milyar Avro’nun kasamıza gireceği anlaşılıyor. Bu bilgilerin hemen hiç birisine Türk medyasında rastlanmıyor. Üç milyar avroluk bekçilik bedelini de aşağılanma pahasına yabancı medyadan öğreniyoruz.

Cumhuriyetin 100. Yılında kutlama şöyle dursun, kahroluyoruz desek yeridir.

Bir yandan TOGG yaptık diyerek övünürken diğer yandan da 1 kezliğine 2 MTV alalım diyorsanız; Merkez Bankası rezervlerinizin eksiye düştüğünü sağır sultan da biliyorsa ve sıcak para kaynaklarına eldeki son varlıkları (İzmir limanı) cömertçe sunabiliyorsanız tüm dünya ekonominizin kötülüğünü bilmiş olur. Üç milyar Avro Avrupa bekçiliğinin nedenini burada aramak gerekir.

Cumhuriyeti kuran bağımsızlıkçı anlayışın sıradan bir tutku olmadığı bu son yaşananla umarım kavranır. İki Lozan arası İzmir’de yapılan Türkiye İktisat Kongresi “Ya İstiklâl Ya Ölüm” anlayışının ekonomiye yansımasıdır. Başka deyişle Misakı İktisadi sağlanmıştır böylelikle.

İkinci Lozan’ın sonunda kabul ettiremediği isteklerini yazdığı kâğıdı katlayıp cebine koyan Lord Curzon Türkiye’nin NATO ve Batı kapısına bağlanışını yaşam süresi yetmediği için görememiş olabilir. Ama, ardılları kanla, canla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin askerini 23 sent karşılığında Kore’de kullandırdığını, suç örgütü NATO’ya koşarak girdiğini ve günümüzde Amerikalı ve İngiliz ekonomi bakanları aracılığıyla kimbilir kaçıncı kez Türk milletine acı ilâç içirdiğini zevkten dört köşe olmuş şekilde izliyor olmalıdırlar.

Geçenlerde basına yansıdı. Göçmenleri Avrupa’dan uzak tutma isteğiyle Tunus Cumhurbaşkanı Kays Sait’le görüşen AB heyetine verilen yanıt Tunus kadar olamadık dedirtecek türden :

“Tunus Avrupa sınırlarının bekçisi olmayacaktır.”

Çizere kızmak işin kolayı!

Bu çizgilerin yaşama geçmesine neden olanı arayacaksak aynaya bakmak yeterli.

Dilemem ama kapımızdaki acı gerçektir bu.

Misakı iktisadiyi önemsemeyenlerin misakı milli sorunuyla yüzleşmeleri kaçınılmaz olacaktır.

Azim ve Karar, 07.07.2023.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.