Site Rengi

TOZ DUMANDA İKİ OLAY

<strong>TOZ DUMANDA İKİ OLAY</strong>
08.03.2023
568
A+
A-

Hafta sonunu kaplayan politik sarsıntı giderildi. Altılı masa yeniden toparlandı. Toplumsal beklenti karşılanmış oldu. Türkiye’yi ikiliğe tutsak eden politik ortamla ilgili yazılacak ve göz önüne alınacak sayısız ayrıntı var. Bunları bugünlerde dile getirmek ya da yazmak kutuplaşmış Türkiye’de etiketlenmenize yeter de artar.

Türkiye’ye uzunca süredir egemen olan siyasi ortamda “iç cephe”ye değinmek neredeyse olanaksızlaşmıştır. Birinin ak dediğine diğerinin kara demesi neredeyse zorunludur. Böylesi bir ortamda “iç cephe” ortak paydasında buluşmak da düşe eşdeğer bir beklentiye dönüşmüştür. Bu olumsuzluktan hiç kuşkusuz önemli ölçüde iktidar sorumludur. Ancak, muhalefetin de bundan yararlandığı akıldan çıkartılmamalıdır.

Olay 1

ABD Genelkurmay Başkanı, geçtiğimiz günlerde güney sınırlarımızın yanı başındaki ayrılıkçı, etnikçi, bölücü terör unsurlarını ziyaret ederek desteğini bir kez daha üst düzeyde sunmuş oldu. Sözde müttefikimiz ABD Batı sınırlarımıza yaptığı yığınağı epeyce ilerletmişken ve son aşamasına eriştirmişken güneydeki kuşatmayı da ileriye taşıyarak buradaki ereklerinden vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koyan bir davranış sergilemiştir.

İç cephenin biri birine girdiği günümüzde bu önemli olay neredeyse görülmemiştir. Görüldüyse bile hak ettiği değer verilmemiştir. Depremle yerle bir olan bölgemizin yanı başındaki bu önemli gelişmeye dışişlerinin tepkisine eklenen bir başka tepki ya da karşı çıkışın yokluğu düşündürücüdür.

Olay 2

Bursa’daki Bursaspor-Amedspor maçında yaşananlar da önemlidir. İlk yarıda oynanan Amedspor-Bursaspor maçı da yaşanan saha içi olaylarıyla anımsanacaktır. Kimi odakların, Bursa’daki maçta yaşananları bu maçın öcünün alınması olarak nitelemesi inanılır gibi değildir.

Bursa’da yaşananların öç alma kapsamında değerlendiriliyor oluşu ürperticidir.

Bursa’daki maçta Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’la beyaz toros pankartları kullanılmış olması inanılır gibi görünmese de gerçektir.

Stadyumlardan yükselen ve son derece demokratik bir istek olan “hükümet istifa” seslerine hoşgörülü olamayan hükümetin Bursa’daki maça söz konusu pankartların yanı sıra patlayıcıların sokulması konusundaki hoşgörüsü anlamlıdır.

Geçen yılın bugünlerinde İzmir’deki bir futbol maçına gittiğimde beraberimdeki şemsiyenin içeri sokulmadığını yaşamamış olsam Bursa’daki maçta içeri sokulan nesnelerin gözden kaçmış olabileceğini düşünebilirdim.

Bursa’da sahnelenen ve son derece tehlikeli olan oyuna ilişkin yeterince ses gelmemiş olması, bu önemli olayın Türkiye iç siyasetindeki toz dumanın gölgesinde kalmış olması da bir o kadar önemsenmelidir.

Türkiye’yi ortadan ikiye bölen politik ortamın son derece yaşamsal önemdeki gelişmelere tepkisizliğe varan bir algı yaratması, üzerinde önemle durulmayı gerektirir.

Hemen her gelişmeyi dış güçlerle ilişkilendirenlerin kendi görevlerini göz ardı ediyor olmalarının da altı çizilmelidir. Hükümet istifa diye bağıranları anında saptayabilme yeteneğindeki iktidarın Bursa’daki utanç gecesine engel olamamış olması tarihe geçecek denli önemlidir.

Son depremle birlikte yaldızları iyice dökülen iktidarın kendisi milli güvenlik sorununun bir parçasına dönüşmüştür.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.