Site Rengi

FUTBOLUN YOLSUZLUK HALİ : KATAR 2022

FUTBOLUN YOLSUZLUK HALİ : KATAR 2022
20.11.2022
97
A+
A-

Ceyhun Balcı

Dünya kupaları tarihinde hiç olmamışı yaşamaya başlıyoruz. Futbol sezonu kesintiye uğratılarak ülkeler Katar’daki Dünya Kupası’nda boy gösterecek. Gerçekte, Katar iklim koşulları gereğince bu önemli düzenlemeye evsahipliği yapma olasılığı bulunmayan bir ülke. “Hayaldi gerçek oldu” sözüne uyan bir durumla karşı karşıyayız. Katar’ın tek özelliği “bol paralı” olması. Paranın hemen her şeyi satın alabilir olduğu günümüz dünyasında göz ardı edilemez bir özellik olduğu tartışılmaz. 

Futbol ortamına egemen olan ekonomik etkinlikle ilgili fikir vermesi açısından bir örnek : İngiliz futbol kulübü Manchester United’ın ekonomik büyüklüğünün dünyadaki kimi ülkelerin gayrisafi ulusal gelirinden büyük olduğu bilgisi sanırım durumu anlamayı kolaylaştıracaktır.

Kazanç sağlama alanı olmasının yanı sıra kitleleri etkileme özelliğine de vurgu yapmakta yarar var futbolun. Her ne kadar kâğıt üstünde “özerk” olsa da Türkiye Futbol Federasyonu’nu yönetecek kişinin bir çift dudaktan çıkacak sözle belirlendiği ve elbette “yandaş” olma seçeneği özellikle son 20 yılda değişmez kurala dönüşmüştür. 

Paranın ve siyasetin bu denli çok bulaştığı bir alanın temiz kalması düşünülemez. Ülkemizde ve dünyada futbolun önde gelen kirlilik alanına dönüşmesine bu nedenle şaşırmamak gerekir. Bir ortam o ortamı belirleyenlerin kirliliğinden kaçınılmaz şekilde etkilenir.

Günümüzde daha fazla gösteri ve daha fazla para ilkesini rehber edinen futbol küresel ölçekte dipsiz kuyuya düşmüş görünüyor. Üç günde bir maç yapmaya zorlanan futbolcuları sirk canlılarına benzetmek hata olmaz. Daha da kötüsü bu doğal olmayan anlayışın neredeyse kanıksanmış olmasıdır. Yorumcuların söylediklerine bakılırsa 3 günde bir maç anlayışının yerleşikleştiği ve eleştirilemez bir gerçeklik olduğu anlaşılabilir. 

Bu arada, önceki FİFA başkanı Sepp Blatter’in bundan 12 yıl önce alınan Katar kararı konusunda günah çıkartmaya giriştiği anlaşılıyor. Kendisine toz kondurmayan ama suçu o zamanki UEFA başkanı Fransız Platini’ye yükleyen sözleri ilginç.

Blatter’e bakılırsa Fransa’nın o zamanki Cumhurbaşkanı Sarkozy’e ulaşan Katar emiri, Platini’yi ve onun etki alanı içindeki üyeleri yönlendirmiş. Böylelikle Katar dünya kupasına ev sahibi olma fırsatı yakalamış. 

Yaklaşık 10 yıl önce Paris’in ünlü Letoile Meydanı’nda (Zafer Takı’nın konuşlu olduğu yer) Katar Büyükelçiliği’nin yer aldığını görünce şaşırmıştım. Oysa, cüzdanı şişkinler için hiç de zor olmasa gerekti burada yer almak. 

Tümüyle duygusal (!) yollarla sağlanan etki bugün bizlere bu satırları yazdırmış oldu. 

FİFA’nın bugünkü başkanı Gianni İnfantino’nun da yaşamını (en azından 1 yıldır) Katar’da sürdürdüğü ayrıntısı bilmem ilgi çeker mi?

Futbolun giderek kirlenen ortamı ve bu kirlilikten sorumlu yönetsel tabakanın Katar’a fena halde borçlandığı açıktır. 

Bir tür “al gülüm, ver gülüm” ilişkisi gereğince tarihte görülmemiş bir şey gerçekleşmektedir desek yanılmış olmayız. 

Güncel bir başka tartışma Katar’daki düzenlemede bira satışı yapılıp yapılmayacağı üzerine gelişmişti. Bira içilip içilemeyeceği kadar önemli diğer başlıklar da ıskalanmamalı.

Katar, dünya kupası düzenlemesi yapılan en küçük ülke. Bir önceki ise 1954 kupasını düzenleyen İsviçre’ydi. Aradan geçen 70 yıldan sonra ülke büyüklüğünün izleyici niceliği bakımından önem taşıdığı açık.

Yeter ki cebin para dolu olsun.

Bu bağlamda kimselerin eline su dökemeyeceği Katar bu sorunu çözmekte de hünerini sergilemekten geri kalmıyor. Paralı asker olur da paralı futbol seyircisi olmaz mı? Futbola ilgileri tartışılır olan Pakistanlılar Katar’da ağırlanarak, ceplerine de biraz para konarak çözüme erişilir. Tek sorun yandaşı olacakları ülkeyle ilgili bilgilendirilmek, nasıl davranacaklarını anlatmak. O da öğretilmiştir. Pakistanlıların futbol yandaşlığını eleştirenlere zeytinyağı gibi üste çıkan FİFA Başkanı İnfantino ırkçılık yaftası yapıştırmaya kalkışmış.

Bugün, Avrupa’nın pek çok ülkesinde ırkçılık önde gelen sorun olmayı sürdürmektedir. 

Futbol alanları da doğal olarak bu soruna sahne olmaktadır. Kara derili futbolculara muz ya da fındık, fıstık atılarak ete kemiğe bürünmektedir insanlığın bu bitmeyen acıklı sorunu. 

Irkçılık sorununu çözebildiniz mi de Katar’ın demokratik olmayan ortamından rahatsızlık duyuyorsunuz? Pakistanlı yandaşları eleştirenleri ırkçılıkla suçluyorsunuz?

Batılı demokrasi severlerin son günlerde dert ettiği bir başka önemli sorun Katar’ın LGBTİ konusundaki tutumu ve demokrasiye uymayan sicili olmuş durumda. FİFA bu düzenlemeyi Katar’a verirken ve yüksek olasılıkla oy sahipleri bir şekilde hoşnut kılınırken Katar insan hakları cenneti miydi? Farklı eğilimlere hoşgörü göklere yükselmişti de bizler mi habersizdik? Katar, bugün neyse o gün de oydu. Yarım yüzyıllık geçmişe sahip Katar alabildiğine parasal gücüyle birilerini hoşnut kılarak bugünlerdeki sıradışılığa sahip oldu. Parasal gücü tartışılmaz olsa da dünya kupasına ev sahipliği yapması birilerinin yardımı ve onayı olmasa düşlerde kalmayı sürdürürdü.

Katar’ın rüşvetlerine olur deyip bugünlerde günah çıkartmaya heveslenenlere önce aynaya baksanız desem duyan ve de isteğime uyan olur mu?

Bu satırların yazarı kendini bildi bileli dünya kupalarına ilgi duymuştur. 

Futbolu saran kirlilik arttıkça bu spora olan ilgimin de azalmaya yüz tuttuğunu fark ettim.

Ulusal maçlar bile bu ilgisizliğimden pay almaya başladı son yıllarda. 

Nedeni açık!

Paraya efendi olamayan ama parayı efendisi yapmakta sakınca görmeyen kimliksiz, kişiliksiz ve hatta ahlâksız futbol dünyasının tiksinti yaratan halleri…

Futbola egemen olan anlayışın cenazesinin bir an önce kaldırılması ve yeni bir başlangıca yer açılması dileğiyle.

Tıpkı olimpiyatlar gibi futbolun da bir an önce kirlilikten arındırılması ivedi gereklilik.

Azim ve Karar, 20.11.2022

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.