Site Rengi

SERÇEDEN KUZGUNA İKTİDARDAN MUHALEFETE

18.01.2022
245
A+
A-

Ceyhun Balcı

Türkiye’de yaşamak Türk değilseniz son derece eğlenceli olabilir. Ama, Türkseniz ve bir de bu topraklara gönül vermişseniz Türkiye’de yaşamak yüke dönüşebilir.

Son tartışma konumuz bir şarkının sözleri.

İktidarın tutkulu ortağı söz aldığında gündem yaratmakta/değiştirmekte güçlük çekmiyor.

Sezen Aksu şarkıda Adem’le Havva’yı küçük düşürmüş. Şu durumdan en hoşnut olan Sezen Aksu olmalı. Arayıp da bulamadığı tanıtımı Bahçeli yaptı.

Yurtdışında yaşayan ve ülke gündemini benden iyi bilen bedeni uzakta, gönlü burada oğluma konuyu açınca verdiği yanıt karşısında şapka çıkartasım geldi.

“Bu olayı duyan Sezen Aksu’yu muhalefet zanneder!”

Gerçekten de öyle.

Sezen Aksu şarkıcılığı, müziği bir yana günahımı veresim gelmeyecek kişidir.

Türkiye’nin şizofrenik siyaset ortamı neredeyse ona bile arka çıkmamızı gerektiren boyutlara erişmiştir.

“Son padişah İngiliz gemisiyle ülkesini terk edip, İngilizlere sığındı.” diyerek tarihsel bir gerçeği dile getirdiğinizden kuşku duymayabilirsiniz. Savcılar aynı görüşte olmayabilir. Anıya saygısızlık kuşkusuyla Adliye’de bulabilirsiniz kendinizi.

Adem’le Havva’ya saygısızlık yapıldı mı yapılmadı mı diye akla zarar tartışmaya girmektense olayın çok da tartışılmayan önemli yönüne değinmekte yarar var.

Doğalgaz, elektrik, besin, akaryakıt ve akla gelebilecek her şeye zam yapma yarışının yaşandığı yerde tutkulu iktidar yandaşlarına düşen görev elbette gündem değiştirmek olacaktı.

Başarılı olduğu kuşkusuz.

Bu tarihsel başarı karşısında boşa gidecek sayıklamalar yerine çıkış yapan siyasiye “Sezen Aksu’ya ne de güzel hizmet verdiniz! Siz olmasaydınız yabancı ezgiye yazılmış Türkçe sözlerini dinletmek için ağzıyla kuş tutsa bu denli başarılı olamazdı.” diyerek hünerini karşılıksız bırakmamak çok parlak düşünce olabilir. Yaptığını beğendin mi demenin bir başka yoludur bu yaklaşım.

Salı günlerini Karagöz-Hacivat atışması tadında gölge oyununa dönüştüren iktidar da muhalefet de Türkiye’nin baş sorunudur. İlginç bir şekilde zaman geçtikçe ikili arasındaki benzeşme ayırt edilmelerini güçleştirecek boyutlara erişmektedir.

Bugün Bahçeli’nin, yarın Erdoğan’ın, bir başka gün Kılıçdaroğlu ya da Akşener’in sözleriyle gözlerimizin önüne serilen Türk siyasetinin içine düştüğü dipsiz kuyudaki çırpınışlarından başkası değildir.

Azim ve Karar, 18.01.2022

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.