Site Rengi

ARANAN ELEMAN BULUNDU

ARANAN ELEMAN BULUNDU
26.05.2023
264
A+
A-

Ceyhun Balcı

Ata ittifakının Cumhurbaşkanı adaylığından Cumhur İttifakı  elemanlığına. Nereden nereye dense yeridir. 

S.Oğan’ın keskin dönüşü bu haftaya damga vurdu. Yıllardır verip veriştirdiği RTE’ye destek kararı pek çok yoruma yol açtı. 

Azerbaycan kaynaklı kimi olayların bu keskin dönüşte etkili olduğu görüşleri ileri sürüldü.

Türkiye bilinmesi gerekenlerin saklandığı, bilinmemesi gerekenlerin ortalığa saçıldığı bir ülkeye dönüştü ne yazık ki. S.Oğan’ın son dönüşüne ilişkin kararını oluşturan etken de bilinmesi gerekenlerden. Her ne kadar, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir özelliği olsa da geciken adalet gibi geciken gerçek de değerini yitiriyor.

Türk siyasetini son 20 yıl boyunca yönlendiren önemli öğe kasetlere şantaj da mı eklendi diye sormaktan alamıyor insan kendisini. 

Basına yansıyan RTE kaynaklı bir haber ilgi çekici geldi bana. S.Oğan “Cumhur ittifakının elemanı” olarak nitelenmiş. Haberi görünce S.Oğan Cumhur ittifakındaki “eleman aranıyor” duyurusuna karşılık mı verdi son dönüşüyle diye düşünmekten alamadım kendimi. 

Elbette, eleman olmak, ya da aranan eleman olmak kötü bir şey değildir. Ancak, 21 yılı aşan AKP iktidarının alışkanlıklarını anımsadığımızda S.Oğan’ı “elemanlaştırma” isteğinin anlamını kavrayabiliriz. Bu anlayış, hemen her şeyin üzerine kendisini koyma, kendisine ayrıcalıklı yer oluşturma alışkanlığıyla özetlenebilir. Olur da S.Oğan kendisine önem biçerse, “sen bizim elemanımızsın, daha fazlası olamazsın” iletisi olarak da algılanmalıdır bu çıkış.

Eleman olmanın getirileri de bir bir ortalığa döküldü. Örneğin, TRT’nin kapıları açıldı. Bu arada, RTE adına seçim çalışmasına katılma gerekliliği de doğdu. Başka deyişle, S.Oğan’ın hafta başında kızara bozara yaptığı açıklamayla bitmedi süreç. Hiç kuşku yok sıkıntısı olanca ağırlığıyla sürüyor. 28 Mayıs, gelse çatsa da kurtulsam diye mırıldanıyorsa kimseler şaşırmaz.

Bu yaşananda bile Türk siyasetini tutsak alan tasarımcı, kurgucu, yönlendirici kötü alışkanlığın izlerini saptamak zor olmasa gerek. 

Hemen her kişiyi ya da kurumu siyasetin kullanışlı aygıtına dönüştürme anlayışından mutlaka kurtulmak zorundayız. 

Sözü demokrasi gibi görünen ama özü bambaşka olan bir uygulamayla karşı karşıya olduğumuz kuşkusuzdur.

Bu tablonun oluşumunda iktidarın payından söz etmeye gerek yok.

Muhalefetin hazırlıksızlığı, öngörüsüzlüğü bir kez daha değinilmeyi hak ediyor.

Seçim sürecinde diploma bağlamındaki adamsendecilik, anayasaya aykırı üçüncü kez adaylığa gereken direncin ve tepkinin esirgenmesi, seçim güvenliğinin öncekilerde olduğu gibi yeterince dile getirilmemesi, kararlı duruştan anlaşılır olmayan nedenlerle uzak durulması…

Türk siyasetinin muhalefetteki oyuncularının YSK amblemindeki 1950 tarihi üzerine düşünmelerini dilerdim. 

Bunu düşünmeyenlere ve elbette hepimize uyan söz : “Kendi düşen ağlamaz!”

Anlatabilmiş olmayı dileyerek…

Azim ve Karar, 26.05.2023.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.