wp menus'den En Üst Menünüzü Seçin
Envato ad
Envato ad

KONGRE BASKINI ÇAĞRIŞIMLARI

Yazının başlığı gerçeklikten çok fantezi ürünüdür. Kırk yıl düşünsek usumuza getirmeyeceğimiz bir şeydir.

“Etme bulma dünyası!”

“Yiyin biribirinizi!” gibi yorumlar yapılabilir.

Yalnızca tezgâhladığı darbelerle küresel ölçekte oluk gibi kan akıtan ABD emperyalizminin başkaları için kurguladığı eylemin öncülünü kendi ülkesinde yaşamış olması pek çok kişinin içini ferahlatmış olmalıdır.

Elbette, başarı şansı olmayan bir girişimdi.

Seçim yeniğinin sindirim kolaylaştırıcı ya da benlik doyurucu niyetine kullanabileceği son bir haptı. İç rahatlığıyla görevini Biden’a devredebilir artık. Bu görev değişikliğinin Amerikan kamuoyu için anlamı ve önemi olabilir. Ancak, yeryüzü ölçeğinde Amerikan emperyalizminin amaçları ve erekleri konusunda en küçük fark yaratmayacağı, olsa olsa ton farkı olarak yorumlanabilecek sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

Dün gece saatlerinde Trump yanlılarının Kongre baskını haberini alınca bende yarattığı ilk çağrışım 11 Eylül 1980’i 12 Eylül’e bağlayan sabaha karşı saat 3-4 suları oldu. Tam da o sıralarda haberdar olmuştuk etkileri ve sonuçları bugün de sıcaklığını koruyan “bizim çocukların başarısından”. Bir gün önce kentlerin sokaklarında yürünemezken, bırakınız taşıdığınız gazeteyi tipinize bakılarak siyasi eğiliminize karar verilip oracıkta hüküm verilirken birkaç gün sonra ortalığın süt liman olması tansığa eşdeğer bir durumdu pek çoğumuz için. Bedenleri hapiste fikirleri iktidarda olanların eşsiz başarısıydı yaşanan. Elbette, kendilerini solla yaftalamış diğer başrol oyuncularının hakkı da yenmemeliydi. Bu döneme ilişkin silahlanma konusunda eşsiz araştırmacılığıyla önemli bilgilere ulaşan Uğur Mumcu 12 Eylül’e giden yolda sokaklarda çatışan sağın ve solun silahları aynı kaynaktan sağladığını ortaya koymuştu. 12 Eylül’ün sözüyle bile gözyaşı pınarlarını devinime geçirebilen usta oyuncuların bu yalın ve yabana atılmaz gerçek karşısındaki dilsizleşmelerine bir türlü anlam verememişizdir.

Dün gecenin ikinci çağrışımı çok daha yakın tarihliydi.

15 Temmuz 2016!

Sümüklü vaiz önderliğinde olduğu görünümü yaratılan ama gerçek düzenleyicisi ve yönlendiricisi ABD emperyalizmi olan son darbe (girişimi). Kendi halkının üzerine ölüm yağdıran toplar, tanklar, uçaklar ve her türden silahlar.

15 Temmuz’un da ne kadar algılandığı tartışma konusudur.

Dünkü kongre baskını yeryüzündeki pek çok ülkede ve kuşkusuz Türkiye’de ayakları yere basan sayısız kimsede birikmiş öfkenin sözcüklere dönüşmesine neden oldu.

Kendi çıkarları için başkalarına ölüm yağdıran bir emperyal gücün sonuca erişemeyecek de olsa kendi ettiklerine küçük ölçekli bir karşılık alması sorunu çözmese de kısa süreli bir vicdan rahatlaması yarattı.

Gevşemeye gelmez!

Batı ve özellikle de ABD emperyalizmi son yıllarda epeyce kan yitirmiş olsa da, kanının son damlasına dek egemenliğini koruma çabasını eksik etmeyecektir.

“Su uyur, düşman uyumaz!”

Emperyalizmin sırtını yere getirerek var olmuş bir milletin çocukları olduğumuzu hiç unutmadan…

Azim ve Karar, 08.01.2021

Yazar Hakkında

Benzer yazılar