wp menus'den En Üst Menünüzü Seçin

BUYURUN AŞI PİYANGOSUNA

Ceyhun BALCI

Siyaset ve dolayısı ile iktidar sorunların çözümü için var. Bizde ise siyaset dolayısı ile de iktidar çözümün değil sorunun parçası. Yıl başından bu yana yaşanmakta olan küresel salgın sürecinde bu yargımızı doğrulayan sayısız örnek yaşadık!

Gündelik yaşamın vazgeçilmezi olan maske dağıtımıyla başlayan beceriksizlikler zincirine grip aşısı da eklendi. Korona salgını ortamında önem kazanan mevsimsel grip aşısında darlık yaşanacağını öngörmek hiç de güç değildi.

Şu anda grip aşısı darlığının ötesinde yokluğu yaşanıyor. Elbette adı konmuyor bu sorunun! E nabızdan grip aşısı edinmeye hak kazanıp kazanmadığınızı öğrenebilirsiniz kuşkusuz! Grip aşısı edinmeye hak kazanmak neredeyse şans oyunlarında ikramiye kazanmaya eşdeğer bir durum!

Yaşamlarının onuncu onyılını sürmekte olan büyüklerimiz bile aşıya hak kazanamıyor. Nepotizmin tavana vurduğu günümüzde ister istemez “burada da mı torpil” sorusunun çengeli takılıyor zihinlerimize!

Özetle parasıyla da aşı bulamıyorsunuz!

Salgının başlarında Vietnam ve Rusya’nın pirinç ve buğday dışsatımını durdurdukları yansımıştı basına! Parasıyla da olsa temel besin maddelerine erişmek olanaksız olabilir böylesi belirsiz ortamlarda!

Aşı bir besin maddesi olmasa da önemli bir temel gereksinim olarak benzer şekilde yokluğu çekilen öğeye dönüştü.

Üzücü olsa da şaşırtıcı değil bu gelişme!

Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü demenin tam da sırası! Freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı hızla yol alanlar Cumhuriyet’le yaşıt bu önemli kurumun kapısına kilit vururlarken bugünleri kestirebilmiş miydiler?

Kuşkusuz hayır!

Öngörülü olsalar aşı üretimi için stratejik öneme sahip bu kuruma sahip çıkarlardı.

Kuş gribi dalgasında parası karşılığında sınırsızca aşı edinilebilince bu olanak her zaman elimizin altında olacak sanmış olmalılar.

Bugünlerde yokluğu çekilen grip aşısından Türkiye’ye 800 bin doz geldiği duyumları alınıyor. Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ağzı sıkı olan iktidar sayesinde duyumla yetiniyoruz ancak!

Nüfusumuzla oranlandığında 100 kişiden birisi grip aşısı edinebilme mutluluğuna erişecek demektir. Elbette eş, dost, ahbap ve akrabadan sıra gelirse.

Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün kapısına kilit vuranlardan hesap sormanın tam da sırasıdır.

Beğenmedikleri otuzlu, kırklı yıllarda ürettiği kolera aşısını Çin’e yardım olarak gönderebilen bu yüce kurumun yokluğuna hayıflanıyoruz. Takvim ilerlerken ülkenin geriye gitmesi işte böyle bir şey olmalı!

Araştırmayı, geliştirmeyi ve üretmeyi rehber edinmiş Eski Türkiye yerini “parasıyla değil mi, bastırır parayı alırım” diyen Yeni Türkiye’ye bıraktı. Beklenmedik küresel salgın ortamında sözümüzün paraya da geçmediği anlaşıldı.

İçinde bulunduğumuz çağda üretmenin bağımsızlığın güvencesi olduğunu bir kez daha yaşayarak öğrenmek ne büyük acı!

Buyurun aşı piyangosuna!

Yazar Hakkında

Benzer yazılar