wp menus'den En Üst Menünüzü Seçin

KİBİR HASTALIĞI

Prof. Dr. Recep AKDUR

Tıp dilinde Hubris Syndrome olarak bilinen Kibir Hastalığı, sonradan kazanılmış bir kişilik bozukluğu. Başka bir söylemle doğuştan sahip olunan bir hastalık değildir. Tedavisi aslında kolay ve yalnızca güç kullanma olanaklarından yoksun bırakma ile. Kişi güç kullanamaz hale geldiğinde semptomlar genellikle azalır ve giderekten kişi sağlığına kavuşur. Ancak Kibir Hastalığına yakalanmış birini sahip olduğu kontrolsüz güçten arınmak zor. Tam bir kısır döngü, ya da tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkar bilmecesi örneği.

İlk kez psikiyatrist Davit Oven ve Jonathan Davidson tarafından kaleme alınan, Hubris Syndrome: An acquired personality disorder? A study of US Presidents and UK Prime Minister over the last 100 years adlı makalenin ünlü tıp dergisi Brain’in Ocak 2009 tarihli sayısında yayımlanması ile dile getirilmiştir. Günümüzde yaygın olarak bilinen ve tartışılan bir hastalık haline gelmiştir.

Tanrısal ego olarak da adlandırılan Kibir Hastalığı, daha çok iktidar sahibi siyasetçilerde, özellikle de uzun süre ve denetimsiz iktidarda kalanlarda görülür. Davit Oven ve Jonathan Davidson’a göre bu kişilik bozukluğu diktatörlerin güç zehri ile zehirlenmesiyle ortaya çıkıyor. Yine bu iki yazara göre; George W. Bush, Tony Blair ve Margaret Thatcher bu hastalığa yakalanan liderlerin tipik örneklerinden üçü.

Kibir Hastalığının temel belirtileri; kendini beğenmek, kendinde olağanüstü ve farklı özelliklerin olduğuna inanmak, bütün iyilikleri kendinden bilerek böbürlenmek. Hastalığa yakalananlar, mimiklerinde, el ayak hareketlerinde, otururken, kalkarken farklı ve kendine özgü hareketler sergileyerek, üstün bir karakter/ kişi olduğunu göstermeye çalışırlar. Buna karşılık başkalarını çok sıradan görür. Özellikle de kendisine rakip ya da rakip olduğunu sandığı kişilerin övülmesine, bunların büyüklüğü, fazileti ve benzeri özelliklerinden söz edilmesine asla tahammül edemez, çok öfkelenirler. Onları küçük görür ve gösterme gayreti içinde olur. Bu durum bazen rakiplerini düşman görme derecesine kadar varır. Etrafındaki herkesi horlar ve hafife alır. Yardımcılarını kırar, geçirir ve canından bezdirir.

Davit Oven ve Jonathan Davidson, Kibir Hastalığına yakalanmış kişilerde görülen bulgu ve belirtileri 14 başlık altında toplamışlar. Kişide Kibir Hastalığının varlığına karar vermek veya tanı koymak için; o kişinin aşağıda sayılan bulgulardan üç ve daha fazlasına sahip olması gerekiyor. Başka bir anlatımla bu bulgulardan üç ve daha fazlasına sahip olan kişi Kibir Hastalığına yakalanmış demektir.

  1. Aşırı öz güvene sahip olmak.
  2. Kendi düşüncelerinin tek seçenek ve tek doğru olduğunu düşünmek.
  3. Pervasız, tez canlı, vesveseli, huzursuz, dürtüsel eylemler sergilemek
  4. Görüntüsü ve ifadeleri ile orantısız bir endişe içinde olmak.
  5. İşlerin bir gün ters gidebileceği düşüncesinden yoksun olmak.
  6. Öncelikle kişisel güç ve imajını geliştirme amaçlı hareket etmek.
  7. Kendisini ulusu veya kuruluşu ile bir tutmak.
  8. Konuşmalarında kraliyet ailesine özgü bir “biz” ifadesi kullanmak.
  9. Ülkesini ve dünyayı, güç kullanma yolu ile yüceleceği bir alan olarak görmek.
  10.  Faaliyetleri ile ilgili konuşurken, bir mesih gibi yücelme eğilimi taşımak.
  11.  Kendisine tabi olmayan/ öteki grubu açıkça hor görmek, düşman saymak.
  12. İnsanlara ve hukuka karşı değil de yalnızca tanrı, tarih ve benzeri bir üst iradeye karşı sorumlu olduğunu düşünmek. Bu üst irade karşısında da haklı olduğuna inanmak.
  13. Gerçeklik ile bağı zayıflamış veya kopmuş olmak. Bundan ötürü de gerçekle uyumsuz politikalar izlemek.
  14. Uygulamalarını, ekonomi ve toplumsal sonuçlara dayamak ve somut ölçeklerle değerlendirmek yerine ahlak, inanç gibi genel ve soyut düşüncelere dayandırmak ve onlarla değerlendirmek.

İktidar sahiplerinin Kibir Hastalığına yakalanması olasılığını arttıran en önemli etmen yineleyen seçim zaferleridir. Ekonomik krizin varlığı hem hastalığa yakalanma olasılığını arttırır hem de hastalığı daha da derinleştirir. Hastalığın savaşlarla iki yönlü bir ilişkisi vardır. Savaşın veya savaş olasılığının varlığı Kibir Hastalığına yakalanan lider sayısını arttırır; öte yandan da Kibir Hastalığına yakalanmış liderlerin varlığı da savaş olasılığını arttırır.

İnsanlık tarihi Veba, Kolera pandemilerinden virüs pandemileri çağına geldi. Virüs pandemileri, tıpkı savaş ortamlarından olduğu gibi, Kibir Hastalığına yakalanmış liderlerin sayısını çok arttırıyor. Daha da kötüsü bu liderlerin çok daha baskıcı bir kişilik kazanmasına neden oluyor. Hem savaşlar hem de pandemileri birlikte yaşayan insanlığın işi her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar