wp menus'den En Üst Menünüzü Seçin

BOŞUNA ÇABA

Suay Karaman

15 Temmuz 2016 sürecinin ardından 1898 yılında kurulan Gülhane Askeri Tıp Akademisi kapatılmış ve yerine Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmuştur. Bu yeni yapılanmayı yerli ve milli olarak açıklamak, gerçeklerle örtüşmemektedir. Kapatılan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlanmış ve Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hizmet vermektedir.

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekim yardımcısı olarak görev yapan Ali Edizer adlı doktor, sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla, laik devleti hedef alarak, akıl ve mantıkla bağdaşmayan söylemlerde bulunmuştur. Bu kişinin Medeni Kanun hakkındaki sözleri toplumda büyük tepkilere yol açtı. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından hakkında inceleme başlatılarak görevinden alındı ve Ankara Güdül Devlet Hastanesi’ne atandı. Ancak gelen aşırı tepkiler sonucunda Sağlık Bakanı’nın talimatıyla tabiplik görevinden el çektirildi.

Menzil tarikatının Sağlık Bakanlığı’nı işgal etmesine duacı olunması gerektiğini söyleyen bu kişi, İstanbul Sözleşmesi’nin ve Medeni Kanun’un kaldırılmasını istemekte, kadınlara hakaretler etmekte, muhalefet partilerinin milletvekillerini ölümle tehdit etmektedir. Böyle bir kişinin görevden alınması yetmez, işlediği nefret suçları nedeniyle yargılanması gerekir. Bu kişinin şimdi gündem olunca görevden alınması, kimseyi bu lekeden kurtaramaz. Böyle laiklik düşmanı ve sapkın kişileri, bu görevlere kimler ve neden getiriyor, asıl bunların araştırılması gerekir. Bu zihniyetteki kişileri, buralara atayanlar da, aynı yolun yolcusudur. Kamu çalışanları arasında bunun gibi daha nice laik cumhuriyetle sorunlu ve aydınlanma devrimlerine düşman olan yobazlar vardır. Bu yobazlar, devleti içinden kemirerek çürütmek amacıyla bilinçli olarak kamu kadrolarına atanmaktadır. Siyasi iktidarların destekleriyle özellikle 18 yıldır bu konuda sürekli çalışmaktadırlar.

Siyasi iktidar FETÖ ile mücadele ediyor gözükmektedir ama yaptıkları tek şey başka tarikatları FETÖ’nün yerine geçirmektir. TBMM önceki Başkanı ve Adalet önceki Bakanı Cemil Çiçek’in yıllardır birlikte olduğu Fethullah Gülen ile ilgili 12 Ağustos 2016 tarihinde söyledikleri bugünleri anlatmaktadır: “Bu yapı, 70’li yıllardan beri var olan bir yapı. Bunların bu noktaya gelmesinde hepimizin günahı, vebali var. Belki benim vebalim yüzde 90, başkasının yüzde 5, yüzde 1; ama yüzde 1 bile zehirlemek için yeterlidir unutmayın. Türkiye siyasi, dini ve ticari açıdan kandırılmışların ülkesi. Bakıyorsunuz, bu alanlarda insanlar çok kolay kandırılıyor. Bunu en kolay yaptıkları alan da din. O yüzden sık sık kayıt dışı dine vurgu yapıyorum. Her şey şeffaf olursa, denetime tabi olursa, bunlar yaşanmaz. Şimdi devletin içinden temizleniyorlar. Ama yerine kimlerin getirileceği çok önemli. Bu kişiler, liyakat esas alınarak çok iyi kontrol edilerek alınmalı. Yoksa FETÖ gider, ÇETÖ gelir.”

AKP Afyonkarahisar Milletvekili ve Orman ve Su İşleri önceki Bakanı Veysel Eroğlu, 8 Ekim 2020 tarihinde Edirne AKP İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşmada 1909 yılında şeriat yanlıları tarafından başlatılan 31 Mart Ayaklanması’nı bastıran Hareket Ordusu için “çapulcu ordusu” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Hareket Ordusu’nda Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Kurmay Başkanı olarak görev yapmıştı.

Siyasi iktidarın hedefinde laik cumhuriyet ve eşsiz liderimiz Atatürk vardır. 31 Mart Ayaklanması’nın bastırılması çapulculuk değil, yurtseverliktir. Çapulculuk yangından mal kaçırırcasına ülkemizin ulusal değerlerinin ve doğal güzelliklerinin peşkeş çekilmesidir. Çapulculuk, vatan topraklarının parsel parsel satılmasıdır, kişisel rant sağlamaktır.

Büyük önder Atatürk, 95 yıl önce demokraside yeri olmayan tarikatların kapatılmalarını sağlamıştı. Ulusal bağımsızlık, yurt bütünlüğü, özgürlük düzeni ve ekonomik kalkınma için laiklik yolu önemlidir. Şeriat yanlısı ortaçağ artıkları ise laiklik ve laik düzeni getiren büyük önderimiz Atatürk’e düşmandır. Ancak siyasi iktidarın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile demokratik ve laik cumhuriyetimizle uğraşmaları boşuna çabadır.

Azim ve Karar, 12 Ekim 2020.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar